Basit öğe kaydını göster

dc.contributor.advisorÖzdemir, Y.Haluk
dc.contributor.authorTopsoy, Fevzi
dc.date.accessioned2021-01-16T18:55:11Z
dc.date.available2021-01-16T18:55:11Z
dc.date.issued2003
dc.identifier.uriBu tezin, veri tabanı üzerinden yayınlanma izni bulunmamaktadır. Yayınlanma izni olmayan tezlerin basılı kopyalarına Üniversite kütüphaneniz aracılığıyla (TÜBESS üzerinden) erişebilirsiniz.
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12587/14502
dc.descriptionYÖK Tez ID: 126249en_US
dc.description.abstractÖZET Jeopolitik açıdan büyük öneme sahip olan Türk Boğazlan, yaklaşık 200 yıllık bir süreç sonunda Osmanlı İmparatorluğu' nun askeri açıdan zayıflamasının da etkisi ile birlikte hukuki anlamda ulusal niteliğini kaybederek uluslararası bir kimlik kazanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti 'ne siyasi açıdan sorunlu bir şekilde intikal eden Boğazların geçiş rejimi, dönemin değişen uluslararası konjonktürüne uygun olarak imzalanan, Montreux (Montrö) Boğazlar Sözleşmesi (20 Temmuz 1936) ile düzen lenmiştir. Sözleşme ile Türkiye'nin güvenliği sağlanırken, Boğazlar Bölgesinde geçici de olsa bir rahatlama sağlanmıştır. Günümüzde teknolojik gelişmelere bağlı olarak gemi boy ve hacimlerinin bü yümesi, deniz taşımacılığının öneminin artması, Hazar Havzası'ndan çıkan petrolün uluslararası pazarlara Boğazlar üzerinden taşınması sonucu artan Boğazlardaki deniz trafiği ve tehlikeli yük taşımacılığı Türk Boğazlarındaki can, mal ve çevre güvenliğini tehdit eder boyuta ulaşmıştır. Türkiye, Boğazlar bölgesinde yaşanan deniz kazalarını önlemek, artan deniz trafiğini düzenlemek ve bölgenin ekolojik güvenliği sağlamak amacıyla ulusal nitelikli idari ve hukuki düzenlemeleri yürürlüğe koymuş ancak Boğazlarda ekolojik güvenlik tam anlamıyla sağlanamamıştır. Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin 2. maddesine göre banş zamanında, ticaret gemileri veba, kolera, san humma, lekeli humma veya çiçek hastalığı salgını hari cinde, gündüz ve gece, bayrak ve yük ne olursa olsun, hiçbir işlem olmaksızın, Türk Boğazlarından geçiş (ulaşım) tam özgürlüğünden yararlanmaktadır. Bu hüküm Türk Boğazlarının güvenliğinin sağlanabilmesi bağlamında radikal tedbir alınmasını önlemektedir. Fakat bir nükleer sızıntı yada patlamanın yukarıda sayılan tüm bulaşıcı hastalıklardan daha öldürücü ve telafisi güç sonuçlar doğuracağı da bir gerçektir. Bu bağlamda çalışmamızın amacı uluslararası hukukta boğazlardan geçiş rejimine ait mevcut hukuki ve siyasi düzenlemeler ışığında, Türk Boğazlarının bugün maruz kaldığı sorunların ayrıtılı bir şekilde incelenmesi ve Boğazlarda can, mal ve çevre güvenliğinin sağlanabilmesi için gerekli çözüm önerilerinin sunulmasıdır. Çözüm önerileri öncelikle Boğazların nihai statüsünü belirleyen Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936) olmak üzere, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (1982) gibi ulusal ve uluslararası hukuk kurallarının ruhuna uygun olarak sunulmuştur. Nihai amaç Boğazlar bölgesinin, bölgede yaşayan insanların, şehirlerin,denizlerin ve doğal çevrenin güvenliğinin sağlanması amacıyla Türk Boğazlarında bir "Güvenli Geçiş" rejiminin oluşturulmasıdır. Türkiye'de bugüne kadar Türk Boğazlan hakkında farklı alanlarda çeşitli eserler neşredilmiştir. Ama bu çalışmalar soruna daha çok tarihi açıdan yaklaşan des tekleyici araştırmalardır. Türk Boğazlarını tehdit eden tehlikelerin ve risk unsurları nın açıklandığı ve çözüm önerilerinin sunulduğu çalışmalar ise yeterli seviyede değildir. Çalışmada, daha önce yayınlanmış benzer eserlerden farklı olarak, ulusal ve uluslararası hukuki düzenlemeler ışığında Türk Boğazlarının bugün içinde bulunduğu tehlikelerin boyutlarının tespit edilerek sorunun aşılması için çözüm yollan gerekçeleri ile ortaya konulmaya çalışılmıştır. IIen_US
dc.description.abstractABSTRACT As a result of declining Ottoman military power, geopolitically important Turkish straits gained an international legal identity. The legal status concerning passage from the straits was problematic when Turkey acquired the region. The Montreux Straits Convention was signed on July 20, 1936 in accordance with the changing international political environment. This Convention provided Turkey with certain level of security and temporarily relieved some security concerns. Current developments in technology, growing ship size and capacity, increasing importance of sea transportation, constantly rising maritime traffic because of the volume of oil transported from the Caspian region to the international markets through the straits, and the increasing volume of hazardous material trade have started threatening human life and property. In order to prevent accidents, regulate increasing traffic at sea and ensure ecological safety of the region, Turkey initiated administrative and legal regulations. However, Turkey was not able to secure ecological environment of the region completely. According to the Article 2 of the Montreux Straits Convention, "in time of peace, merchant vessels shall enjoy complete freedom of transit and navigation in the straits" except the ones that have plague, cholera, yellow fever exanthematic typhus or smallpox. This Article prevents Turkey from unilaterally taking radical measures to secure Turkish straits from potential dangers. However any nuclear leakage or explosion can be deadlier and cause damages which would be more difficult to compensate than epidemic diseases. In the context of current legal and political regulations in international law dealing with the regime of the straits, the goal of our study is to provide solutions for the safety of life, property and coastal environment of the straits, and to examine in detail the problems that Turkish Straits face. Our suggestions are not in conflict with the meaning or the purpose of the previous legal arrangement such as the Montreux Straits Convention (1936) regulating the current status of the Turkish Straits, the general principles of international law, and the United Nations Convention on the Law of the Sea (1982). Another goal is to propose a regime of secure passage for the Turkish Straits, the sea environment, and for the people living in the region. IllThere are several studies concerning the Turkish Straits, but these studies adopted historical approaches and depended heavily on historical analyses. As a result, the dangers and risk elements suggested by these studies are not satisfactory. Under the lights of national and international legal arrangements this research, tries to elaborate on the aspects of dangers to which Turkish Straits are exposed, and suggest solutions to new security problems emerging out of the changing international environment and the technological developments. rven_US
dc.language.isoturen_US
dc.publisherKırıkkale Üniversitesien_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/closedAccessen_US
dc.subjectUluslararası İlişkileren_US
dc.subjectInternational Relationsen_US
dc.titleUlusal ve uluslararası düzenlemeler ışında Türk boğazlarının güvenliği sorunuen_US
dc.title.alternativeSafety issue of the Turkish straits under the light of national and international regulationsen_US
dc.typemasterThesisen_US
dc.contributor.departmentKKÜ, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalıen_US
dc.identifier.startpage1en_US
dc.identifier.endpage227en_US
dc.relation.publicationcategoryTezen_US


Bu öğenin dosyaları:

DosyalarBoyutBiçimGöster

Bu öğe ile ilişkili dosya yok.

Bu öğe aşağıdaki koleksiyon(lar)da görünmektedir.

Basit öğe kaydını göster