Rifai, Muhammed Elmehdi2025-01-212025-01-2120231308-9633https://doi.org/10.26791/sarkiat.1273470https://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1193126https://hdl.handle.net/20.500.12587/22415Bu çalışma, Endülüs ortamında yazılan bir Abbasi şiirini incelemeyi amaçlamaktadır. Şiir, psikolojik düzeyde en samimi şiirlerden birisi sayılmaktadır; zira o, gittiği her yerde ıstırap çeken ve ecelinin yaklaştığını hisseden bir adamın pişmanlık duygularını kaydetmek üzere kaleme alınmıştır. Nitekim söz konusu metin ölüm öncesi metnidir.. Bu bakımdan şair, tek şiirli şairlerden sayılmıştır. Bu şairimiz, gurbet diyarına yönelik istekli ve atılgan gençliğinin, hibe ve ikramlara erişme hırsının öldürdüğü Abbasi şair İbn Züreyk el Bağdâdî’dir. Methedilenin, büyük umutlarla methiyeler düzen kişiye soğuk davranması onda gurbet, şok ve ayrılık duygusunu alevlendirmiştir. Nitekim şairin onunla bir akrabalık bağı vardır. Şair, daha iyi bir hayat elde etmek ve yaşam koşullarını iyileştirmek amacıyla ona katlanmaya da ikna etmiştir kendini, fakat hepsi de hayalden ibaret olmuş; kahrı, hastalığı, ayrılığı ve fırsatlardan mahrumiyeti artırmaktan ve kendi nefsi, ailesi ve yetinemediği az miktardaki malı hakkında yaptıklarına pişmanlıktan başka bir şey elde edememiştir. Şiir, kendi benliğinden ve ötekinden özür dileyen bir tutumu yansıtmaktadır; zira o, çelişki üzerine kurulmuş samimi duygularla çağlayan, hikmetli söz ve görüşlerle damıtılmış acı bir insani tecrübeyi dillendirmektedir. Nitekim şiir; iyimserlik, kötümserlik, acı, üzüntü, hüzün, pişmanlık, sevgi, özlem ve şevk arasında gidip gelmektedir.arinfo:eu-repo/semantics/openAccessEdebiyatEdebi Teori ve Eleştiriİbn Züreyk el-Bağdâdî’nin Firakiyyesindeki Beklenti ve GerçeklikArticle15122324210.26791/sarkiat.12734701193126