Aydoğdu, Yasin2020-06-252020-06-2520141305-40742149-4185https://app.trdizin.gov.tr/publication/paper/detail/TVRjME5qQTBOQT09https://hdl.handle.net/20.500.12587/100İnsanların bir araya gelip toplumsal bir sözleşme imzalayarak kurdukları devlet, vatandaşlarının ihtiyaçlarını karşılayabilmek için mali kaynaklara ihtiyaç duyar. Devletin mali kaynakları arasında ilk sırada vatandaşlarından topladığı vergiler yer almaktadır. Vergilendirme yetkisi devletin sahip olduğu en önemli yetkilerdendir. Ancak devlet bu yetkisini keyfince kullanamaz. Devlet bu yetkisini kullanırken vatandaşlarının temel hak ve özgürlüklerini de korumak zorundadır. İşte burada devlet gücü üzerine konulacak anayasal kısıtlamalar, yani devletin vergilendirme yetkisine getirilen sınırlandırmalar ortaya çıkmaktadır. Bu sınırlandırmaların iki yönü bulunmaktadır: ilki devletin kendi iradesi ile iç hukukunda getirdiği sınırlamalar, diğeri ise çifte vergilendirmenin önüne geçebilmek için uluslararası antlaşmalarla getirilen sınırlandırmalardır.The state which people founded by means of signing a social contract together needs financial resources to fulfil its citizens requirements. Of all the financial resources of the State, the first one is taxes taken from the citizens. Tax-raising power is the most significant power of the State. However, the State cannot use this power arbitrarily. It has to protect fundamental rights and freedoms of its citizens. In this case, constitutional restrictions to be placed on the state power, in other words restrictions on the tax-raising power of the state, occur. There are two aspects of these restrictions: The first one is restrictions in national law imposed by the state's will, the other one is restrictions imposed by international agreements to prevent double taxation.trinfo:eu-repo/semantics/closedAccessHukukDevlet Gücü Üzerine Konulacak Anayasal Kısıtlamalar(Constitutional Restrictions To Be Placed On State Power)Article101162139174604