Ortaç, Nurdan Orbay2025-01-212025-01-2120232651-41412667-4068https://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1157485https://hdl.handle.net/20.500.12587/22658İş Mahkemeleri Kanunu’nun 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe giren üçüncü maddesi ile bazı iş uyuşmazlıkları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurunun zorunlu kılınmasıyla dava şartı arabuluculuk hukukumuzda ilk kez düzenlenmiştir. Ardından Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat talepleri hakkında, dava açılmazdan evvel arabulucuya başvurulması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Son olarak ise Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile tüketici mahkemesinde dava açılmadan önce arabuluculuk zorunlu kılınmıştır. Sigorta uyuşmazlıkları kapsamında özellikle sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı davadan önce Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi gereğince arabuluculuğa başvurunun zorunlu olup olmadığı konusunda öğretide farklı görüşler ortaya atılmıştır. Öğretide hâkim görüşün sağlanamaması uygulamaya da yansımış ve hali hazırda halefiyete dayalı taleplerde dava şartı arabuluculuğa ilişkin farklı uygulamalar ortaya çıkmıştır. Çalışmamızda sigortacının halefiyet hakkına dayalı tazminat davasından önce arabuluculuk yoluna başvurunun dava şartı olup olmadığı sorusunun cevaplandırmaya çalışılacaktır.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessHukukSİGORTACININ HALEFİYET HAKKINA DAYALI TAZMİNAT DAVASINDAN ÖNCE ARABULUCULUK YOLUNA BAŞVURUNUN DAVA ŞARTI OLUP OLMADIĞINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELERArticle2711511711157485