Gönültaş, Yasin Can2025-01-212025-01-2120242149-3871https://doi.org/10.30783/nevsosbilen.1517641https://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1265644https://hdl.handle.net/20.500.12587/22086Sanayileşmenin Batı'da ortaya çıkmasıyla birlikte başlayan kapitalizm serüveninde yol alan ve neoliberal iktisadi politikaları belirleyen ülkeler, başlangıçta sadece ekonomik gelişmeyi amaçlayan bir büyüme sürecini öncelemiştir. Bu nedenle, yüzyıllar boyunca birçok topluluk, toplum ve ülke, üyelerinin maddi refahını sürekli olarak artırma çabası içinde olmuştur. Bu açıdan bakıldığında, maddi refahın artırılması büyük ölçüde, dünya üzerindeki yaşamın temelini oluşturan doğal kaynakların çıkarılmasına bağlı olduğu inancı yaygınlaşmıştır. Bu inanç, ekonomik ve insani gelişme ile ekolojik sınırlar arasındaki dengesizliğin ortaya çıktığını kabul eden “sürdürülebilir kalkınma”nın icadıyla yeniden şekillenmeye başlamış, ekolojik perspektif ise bu durumu sadece bir retorik olarak değerlendirmiştir. Ekolojik hareketler, sürdürülebilir kalkınma kavramını çeşitli açılardan eleştirirken, bu kavramın gerçekten sürdürülebilir olup olmadığına dair literatürdeki güncel tartışmalar; toplumsal ve ekonomik boyutlarını da ele almıştır. Çalışma ile tarihsel kalkınma modellerinin doğal kaynakların aşırı kullanımı ve çevresel tahribat üzerindeki olumsuz etkileri incelenmiş; sürdürülebilir kalkınmanın çevreyi koruma amacına rağmen, ekonomik büyüme odaklı yapısının uzun vadede çevresel sürdürülebilirliği tehlikeye atabileceği konusunda ekolojik perspektifin getirmiş olduğu eleştiriler çeşitli çalışmalarla birlikte ele alınmıştır.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessÇevre ÇalışmalarıÇevre BilimleriEKOLOJİK PERSPEKTİFTEN TEORİK BİR İNCELEME: SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA BİR RETORİK Mİ?Review Article1431692170810.30783/nevsosbilen.15176411265644