Ersoy, Uğur2025-01-212025-01-2120202146-71292980-2989https://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/467982https://hdl.handle.net/20.500.12587/22670Sanığın duruşmada hazır bulunması bir yargılama şartıdır. Başka bir ifadeylesanığın yokluğunda (in absentia) yargılama yapılabilmesi kural olarak mümkündeğildir. Yokluğunda yargılama yapılması kabul edilmeyen sanık hakkında mahkumiyetkararı verilebilmesi de düşünülemez. Buna karşın Yargıtay’ın konuyla ilgili içtihatlarınabakıldığında, belli ağırlıkta yaptırım öngörülen suçlarla ilgili diğer şartların da varlığıhalinde, in absentia duruşma yapılıp mahkumiyet kararı verilebileceğinin kabul edildiğigörülmektedir. Yargıtay’ın görüşünün normatif dayanağı olarak Ceza MuhakemesiKanunu’nun 195. maddesi ile İcra ve İflas Kanunu’nun 349. maddesi gösterilmektedir.Özellikle Çek Kanunu’nda tanımlanan bazı suç tipleri bakımından, İcra ve İflasKanunu’na yapılan gönderme dolayısıyla icra ceza mahkemeleri tarafından yapılanyargılamalarda sanıkların yokluğunda çok sayıda mahkumiyet kararı verildiğibilinmektedir. Mevcut çalışmada in absentia duruşma yapılıp mahkumiyet kararıverilmesinin yerinde olup olmadığı incelenmiştir. Ayrıca böyle bir kabulün cezamuhakemesine egemen olan temel ilke ve değerlerle uyum içerisinde bulunupbulunmadığının kritiği yapılmış, 7188 sayılı Kanunla Ceza Muhakemesi Kanunu’ndayapılan değişiklikler de dikkate alınmıştır. Çalışmada Alman literatüründen deyararlanmak suretiyle görüşler ortaya konulmuş ve çözüm önerileri üretilmiştir.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessHukukCEZA MUHAKEMESİNDE IN ABSENTIA DURUŞMA YAPILMASI VEMAHKÛMİYET KARARI VERİLMESİ ÜZERİNE BAZI DÜŞÜNCELERArticle1015286467982