Yazar "Erdem, Fatma" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Kuyud-ı Kadime Arşivi 10 numaralı Mufassal Şahinciyan defteri örneğinde Osmanlı Devleti'nde taşra avcı kuşu yetiştiriciliği(Kırıkkale Üniversitesi, 2019) Erdem, Fatma; Sarıcaoğlu, Mehmet EsatErdem, Fatma, "Kuyud-ı Kadime Arşivi 10 Numaralı Mufassal Şahinciyan Defteri Örneğinde Osmanlı Devleti'nde Taşra Avcı Kuşu Yetiştiriciliği" Yüksek Lisans Tezi, Kırıkkale, 2019. İnsanoğlunun beslenme ve korunma içgüdüleriyle ortaya çıkmış olan avcılık zamanla bir eğlence ve spor faaliyetine dönüşmüştür. Tarih boyunca kurulan tüm Türk devletlerinin de kültürel hayatlarında nüvelerine rastladığımız avcılığın kurumsallaşmış bir yapı olarak devlet teşkilatında yerini alması çok eski dönemlere kadar uzanmaktadır. Selçuklu devlet yapılanmasında ilk örneklerine rastladığımız avcılık müessesesi Osmanlı devlet teşkilatında oldukça kapsamlı ve geniş bir yer bulmuştur. Osmanlı padişahları avcılığı sadece eğlence olarak değil bir nevi savaş talimi ve halkla irtibat vesilesi olarak görüp büyük av seferleri düzenlemişlerdir. Arşiv belgelerinden, avcı kuşlarla ve talimli köpeklerle yapılan bu seferlerin, savaş seferlerinin bir prototipi olarak görüldüğü ve sefer öncesinde taşra ve merkez teşkilatınca büyük hazırlıkların yapıldığı anlaşılmaktadır. Avcılık müessesesi Osmanlı idari yapılanmasında saray ve taşra teşkilatı olarak iki bölüme ayrılmaktadır. Saray teşkilatı enderun ve birun kuşçularından müteşekkil olup, taşradan gönderilen kuşlara bakmak ve av zamanında ava katılmakla görevlilerdir. Taşra teşkilatı ise özellikle avcılık yapmaya elverişli veya av hayvanı yetiştirmeye uygun bölgelerde varlıklarına rastladığımız ve Şahinciyan, Atmaciyan, Çakırcıyan taifelerinden müteşekkil olup kuş yavrularını yuvalarından alıp terbiye ettikten sonra saraya götürmekle görevlilerdir. Avcılık müessesesine verilen önem, padişahların ava olan ilgisine göre dönem dönem artıp azalsa da, teşkilat 19. yüzyıla kadar ismen de olsa varlığını korumuştur. Yeniçeri ocağının kaldırılmasıyla birlikte ise tamamen ortadan kalkmıştır.










