İSLAM, OSMANLI VE CUMHURİYET SONRASI TÜRK HUKUKUNDA SARHOŞLUK SUÇU

[ X ]

Tarih

2021

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Mevcut çalışmada sarhoşluk suçunun İslam, Osmanlı ve Cumhuriyet sonrası Türk hukukunda nasıl ele alındığı ve buna bağlanan sonuçların neler olduğu üzerinde durulmuştur. İslam hukukunda sarhoşluğun suç olarak düzenlenmesi öncelikle kişilerin sağlıklı düşünme kabiliyetinin devamlılığını, bunun bir sonucu olarak da kamu menfaati ile toplum düzeninin korunmasını amaçlar. Bu kapsamda sarhoşluğun cezai ehliyete etkisi, sarhoşluğun iradi veya irade dışı olmasına göre ikiye ayrılmıştır. Osmanlı Devleti’nde de sarhoşluk suçunda Müslümanlara hem had cezası hem de tazir cezası uygulanmış, buna mukabil sarhoşluk suçu bakımından cezai sorumluluğu olmayan gayrimüslimlerin de kamu düzenini bozacak eylemleri tazir ile cezalandırılmıştır. Cumhuriyet sonrası Türk hukukunda ise sarhoşluk ile ilgili ilk düzenlemeye 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda yer verilmiştir. Daha sonrasında ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda sarhoşlukla ilgili düzenlemelere rastlanmaktadır. Ancak gerek 765 sayılı gerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda salt alkol almanın suç olarak düzenlenmediği söylenebilir. Buna karşın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda sarhoşluk kabahat nevinden bir suç olarak düzenlenmiştir. Kabahatler Kanunu’nda da sarhoşlukla ilgili hükümler bulunmaktadır. Türk hukukunda 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’a göre oy verme günü, oy verme süresince sarhoşluk seviyesine varmayacak derecede olsa dahi alkol içilmesi suç olarak düzenlenmiştir.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Kriminoloji ve Ceza Bilimi, Hukuk

Kaynak

Türkiye Adalet Akademisi Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

0

Sayı

46

Künye