Serbestleşme sürecinde demiryolu lojistiğinin müşteri algı ve beklentisinde karşılaştırılması

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2017

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Kırıkkale Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Savaş yılları sonrasında dünyadaki birçok demiryolu işletmesinin yapısı, kamu sektörünün kontrolünde tekel olmuştur. Altyapı hizmetleriyle ilgili sabit yüksek maliyetlerle birlikte toplumun tamamına yönelik toplu taşımanın ekonomik ve kolay sağlanmasının önemi düşünüldüğünde, ulusal demiryolu taşımacılığının devlet tarafından işletilmesi mantıklı görünmüştür. Ancak ilerleyen yıllarda demiryolu taşımacılığı diğer taşımacılık türleriyle özelliklede karayoluyla rekabet edemez hale gelmiştir. Demiryollarının geri planda kalması birçok ülkede reforma gidilmesine sebep olmuştur. Ülkemizde de taşıma modları arasında önemini kaybeden demiryolları, son yıllarda ulaştırma politikalarındaki artan önemiyle ve yatırım paylarıyla taşımacılık pazarında tutunmayı başarmaktadır. Avrupa birliği uyum politikalarıyla entegre olarak 1 Mayıs 2013 tarihli ve 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun'la ülkemizde demiryollarında yük ve yolcu taşımacılığının serbestleşmesi, demiryolu lojistiğinin esnek piyasa ve dinamik pazar koşullarında rekabetçi düzeye getirilmesi amaçlanmaktadır. Günümüze kadar Devlet Demiryolları İşletmesi'nin verdiği taşımacılık hizmetinin kalitesi, niteliği, hizmet potansiyeli ve müşterilerinden aldığı geri bildirimleri taşımacılık sektörüne yeni başlayacak şirketler için hayati bir önem arz etmektedir. Serbestleşme sonrasında demiryolu altyapısının aynı kalmasına karşın pazardaki oyuncu sayısının artmasıyla birlikte oluşacak rekabet ortamında demiryolu taşıması yapacak işletmelerin beklentileri ve bu beklentilerin karşılanma boyutu sektörün gelecekteki yönünü belirleyecektir.
After the war years, the structure of many railway operations around the world was monopolized by the control of the public sector. It seems logical to operate national rail transport by the state when it is thought that the economic and easy provision of mass transportation for the whole community together with fixed high costs for infrastructure services is considered. However, in the following years railway transport became unattainable by road with other types of transportation. The backwardness of the railways has led to reformation in many countries. Railways that have lost their importance among transport modes, in recent years our country has been able to hold on to the transportation market with increasing importance in its transportation policies and share of investments. By integrating with the European Union integration policies, the Law No. 6461 on the Liberalization of the Turkish Railway Transshipment dated 1 May 2013 aims to bring freight and passenger transport to the railways of our country and to bring the railway logistics to the competitive level in the flexible market and dynamic market conditions. The quality, quality, service potential and feedback received from customers are vital for companies that are just starting out in the transport sector. Despite the fact that the railway infrastructure remains the same after liberalization, the anticipation of railway operators and the extent of meeting these expectations will determine the future direction of the industry in the competitive environment that will arise with the increase in the number of players in the market.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Ulaşım, Transportation ; İşletme, , , , , , , , , , , ,

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye