SOĞUK SAVAŞ SONRASI DÖNEMDE TÜRKİYE-AVRUPA BİRLİĞİ İLİŞKİLERİNİN ‘KIBRIS’ BOYUTU

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2015

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Türkiye'nin uzun soluklu Avrupa Birliği macerasında Kıbrıs sorununun etkisi Soğuk Savaş sonrası dönemde belirgin bir hal almıştır. Bunun temel nedeni de Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin birliğe üye olmaları sonucunda birliğin Soğuk Savaş döneminde benimsediği tarafsız bakış açısını değişikliğe uğratmasından kaynaklanmaktadır. Bu bakış açısı Annan Planı sonrasında Kıbrıslı Türklerin mağdur olmasında ve Türkiye'ye yönelik tarafsızlığın kaybedilmesinde önemli bir rol oynamıştır. Bununla bağlantılı olarak birliğin Kıbrıs sorunu çerçevesinde ortaya çıkan gelişmeleri Türkiye'nin üyelik süreciyle ilişkilendirmesi ve Türkiye'nin de Rum Yönetimi'nin üyeliğinin tanıma anlamına gelmediğini belirtmesi dolayısıyla Ek Protokolü uygulamaya aktarmaması ikili ilişkilerde bir duraklama dönemi ortaya çıkarmış ve müzakereler askıya alınmıştır. Her iki tarafında kendi üzerinde düşen sorumlulukları yerine getirmesi ve tarafsız bir bakış açısına sahip olması ilişkilerin tam üyelik yönünde gelişmesi ve sorunların çözülmesinde önemli bir rol oynayacaktır
During the Turkey’s long-term Europe-Union struggle, the effect of the Cyprus trouble had became apparent. This scenario can be considered to be resulted from that the objective perspective of the Union in the period of the cold war had been affected negatively with the membership of the Greece and Greek Cypriot administration of Southern Cyprus to the Union. This perspective of the Union had a vital role on the damnification of the Turkish Cypriots and the loss of the objectivity of the Union against Turkey after the Annan Plan. As a result of this, the membership of Turkey’s being associated with the developments in Cyprus issue by the Union and the reception of the membership of the Southern Cyprus to the Union by Turkey, which causes the disapplication of the supplementary protocol, gave rise to the discontinuance in the bilateral relations. Therefore, negotiations had been ascended. Having objection and carrying out obligations by both side will have a significant role in the improving of the relations in the direct of full membership and solving the current problems

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Tarih

Kaynak

Gümüşhane Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Elektronik Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

6

Sayı

13

Künye