Tezkirelerden ve kroniklerden hareketle 14-16. yüzyıl Oğuz Türkçesinin 'Ölüm' ile ilgili söz varlığı

[ X ]

Tarih

2024

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Kırıkkale Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Söz varlığı, bir milletin dilini ve kültürünü yansıtır. Bu kavram; o topluma ait atasözü, deyim, terim, kalıplaşmış söz ve dile giren yabancı kelimeleri kapsar. Türkçe, ifade gücü ve kavram alanı bakımından zengindir. İnsan kelimelerle düşünen, bu hazine aracılığıyla konuşan bir varlık olmasından dolayı ölümün hissettirdiği acı, keder, korku, üzüntü, sevinç, mutluluk gibi duygular dile de yansımaktadır. Diğer dillerde ve milletlerde olduğu gibi ölüm olgusu, Türkçede de çeşitli kullanım ve anlatım alanı bulmuştur. Bu çalışmamız, canlının varlığını sona erdiren, her insanın farklı anlamlar yüklediği, kaçınılmaz bir gerçeklik olan ölümün dile yansımasıyla ilgilidir. Türk dilinin ölümle ilgili söz varlığının zenginliğini ortaya koyan tezimizde 14-16. yüzyıllarda ele alınan ve yazıldığı dönemin gündelik, tarihî, edebî hayatına ışık tutan Tevârîh-i Âl-i Osman (Âşıkpaşazâde Tarihi), Anadolu sahasının ilk şairler tezkiresi Heşt-Bihişt, Büyük İskender'in maceralarını anlatan İskender-nâme ve dönemin önemli kroniklerinden Kutb-nâme derinlemesine incelenmiştir. Bu kaynaklarda ölüm konusunun nasıl anlatıldığı ve bu olgunun ifade edilirken hangi kelime/kavram/söz öbeği vb. nin kullanıldığı açıklanmıştır. Fişleme yönteminin esas alındığı çalışmamızda elde edilen söz varlığı; ölüm öncesi, anı ve sonrası olmak üzere üç ana başlığa ayrılmıştır. Bu başlıkları oluşturan alt başlıklar belirlenmiştir. Tezkire ve kroniklerden elde edilen ifadeler, ilgili olduğu başlık/alt başlığın altında alfabetik sırayla maddeler hâlinde verilerek, açıklanıp yorumlanmıştır. Maddelerle ilgili örnekler, yapılan açıklamaların hemen ardından sayfa/beyit numaraları ile verilmiştir. Bir tezkire ve üç kronikten hareketle o dönemin (14-16. yy) ölüm ve bu kavramla ilgili söz varlığı tespit edilip ortaya konulmuştur. Ayrıca söz konusu olgunun ilk Türklerden itibaren algılanışı, onların ölüme bakış açıları, bu konuyla ilgili gelenek ve görenekleri tezimizin giriş kısmında verilmiştir. Anahtar Kavramlar: ölüm, ölüm ifadeleri, söz varlığı, tezkire, kronikler
The vocabulary reflects the language and culture of a nation. This concept includes proverbs, idioms, terms, stereotypes and foreign words that enter the language. Turkish is rich in terms of expressive power and concept area. Since man is a being who thinks with words and speaks through this treasure, emotions such as pain, grief, fear, sadness, joy and happiness felt by death are reflected in language. As in other languages and nations, the phenomenon of death has found various uses and expressions in Turkish. This study is about the reflection of death, which is an inevitable reality that ends the existence of living beings and to which every human being attributes different meanings, on language. In our thesis, which reveals the richness of the Turkish language's vocabulary related to death, Tevârîh-i Âl-i Osman (History of Âşıkpaşazâde), which sheds light on the daily, historical and literary life of the period in which it was written, Heşt-Bihişt, the first poets' tezkir of the Anatolian field, İskender-nâme, which tells the adventures of Alexander the Great, and Kutb-nâme, one of the important chronicles of the period, were examined in depth. How the subject of death is described in these sources and which words/concepts/phrases etc. are used in expressing this phenomenon are explained. The vocabulary obtained in our study, which is based on the plug method, is divided into three main headings: before, during and after death. Sub-headings forming these headings were determined. The expressions obtained from the tezkires and chronicles are given as items in alphabetical order under the title/subheading to which they are related, and are explained and interpreted. Examples related to the items are given with page/beyit numbers immediately after the explanations. Based on a tezkire and three chronicles, the vocabulary of that period (14-16th century) related to death and this concept has been identified and revealed. In addition, the perception of the phenomenon in question since the first Turks, their perspectives on death, their traditions and customs related to this issue are given in the introduction part of our thesis. Key Words: death, death expressions, vocabulary, biographies, chronicles

Açıklama

Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

Anahtar Kelimeler

Dilbilim, Linguistics, Türk Dili ve Edebiyatı

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye