2017-2021 yılları arası kırıkkale üniversitesi tıp fakültesi hastanesi çocuk sağlığı ve hastalıkları kliniğine başvuran akut gastroenterit tanısı alan 1 ay-18 yaş arası çocukların klinik, laboratuvar ve demografik özellikleri
dc.contributor.advisor | Alpcan, Ayşegül | |
dc.contributor.author | Kibar, Gülnara | |
dc.date.accessioned | 2025-01-21T16:03:14Z | |
dc.date.available | 2025-01-21T16:03:14Z | |
dc.date.issued | 2023 | |
dc.department | KKÜ, Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı | |
dc.description | Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı | |
dc.description.abstract | Giriş ve Amaç Akut gastroenterit (AGE) mide ve bağırsakların inflamasyonuyla birlikte giden akut kusma ve ishal ataklarıyla karakterize bir sendromdur. Çocuklarda morbidite ve mortalitenin alt solunum yolu enfeksiyonlarından sonra en sık nedenidir. Tüm dünyada, çocuklarda akut gastroenteritin en yaygın nedeni virüslerdir. Viral etkenler arasında en sık rastlanılan rotavirüstür. Campylobacter jejuni, Escherichia coli, nontifoidal Salmonella spp. ve Shigellae spp. sık görülen bakteriyel ishal etkenleridir. Türkiye'de akut gastroenterite neden olan viral etkenlerin sıklığı tam olarak bilinmemektedir. Etkili rotavirüs aşıları bulunmasına rağmen rotavirüs gastroenteriti ve komplikasyonları görülmeye devam etmektedir. Bu çalışma ile akut gastroenterit tanısıyla hastaneye yatırılan çocuk hastalardaki ishal etkenlerinin belirlenmesi, klinik, sosyodemografik, laboratuvar bulgularının gözden geçirilmesi, aldıkları tedavilerin değerlendirilmesi ve ülkemizdeki epidemiyolojik bilgi birikimine katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Bölgemizde akut gastroenterit olgularına ait demografik, klinik ve laboratuvar verilerinin bilinmesi ileriye dönük olarak doğru tanı ve uygun tedavi seçimini kolaylaştıracaktır. Gereç ve Yöntem Çalışmaya, Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği'nde Ocak 2017-Aralık 2021 tarihleri arasında akut gastroenterit tanısıyla yatarak tedavi edilen 1 ay-18 yaş arası hastalar dahil edildi. Hasta verileri hastane bilgi yönetim sistemi kayıtlarından geriye dönük olarak tarandı. Hastaların klinik, demografik, laboratuvar bulguları ve aldığı tedaviler geriye dönük incelendi. Bulgular Çalışmaya 730 hasta dahil edilmiştir. Hastaların 405 (%55,5)'i erkek, 325 (%44,5)'i kızdı. Hastaların 379'u (%51,9) 24 aydan küçükken, 219'u (%30) 24-71 ay arasındaydı. 132'si (%18,08) 72 ay ve daha büyük yaştaydı. Hastaların 375 (%51,4)'i AGE, 324 (%44,4)'ü AGE + Ek hastalık, 31 (%4,2)'i ise başka hastalığa sekonder AGE olarak saptanmıştı. Hastalık etkenlerin belirlenme oranlarına göre 543 (%74,4) hastada etken saptanamazken, hastaların 187 (%25,6)'inde ishal etiyolojisi tespit edilebilmişti. Saptanan etkenlerin dağılımına ğöre olguların %26,5'inde Rotavirüs, %0,5'inde Adenovirüs, %1,2'sinde Entamoeba Histolytica ve %1,4'ünde Giardia Lamblia pozitif bulunmuştu. Rotavirus %26,5 oranında saptanmış olup en sık görülen patojendi. Akut gastroenterit nedeniyle hastaneye başvurulan mevsimlere bakıldığında en sık başvurunun yaz mevsiminde (n=205, %28,1) ve en az başvurunun kış mevsiminde (n=163, %22,3) olduğu görülmüştü. Akut gastroenterit nedeniyle hastaneye başvurulan aylara bakıldığında en sık başvurunun Kasım ayında (n=80, %11,0) ve en az başvurunun Eylül ayında (n=43, %5,9) olduğu görülmüştü. Rotavirüs sıklığı kış döneminde %33,6 iken yaz döneminde %17,2 olarak bulundu ve fark anlamlı idi (p=0,044). Yaş gruplarına göre etkenlerin ve etken gruplarının dağılımında Rotavirüs ve virus pozitifliği durumu farklı bulundu (p=0,001). Yetmiş iki ay üzerinde Rotavirüs pozitifliği %11,0 iken alt yaş gruplarında sıklık yaklaşık %29 idi. Viral AGE etkenleri %30,1'i 2 yaş altındaki hastalarda tespit edilmişti. 2 yaş altı çocuklarda viral gastroenterit etkenleri daha fazla görülmekte idi. Rotavirus ise en sık tespit edilen etkendi (%29,8). Adenovirüs saptanma sıklığının mevsimler arasında ve yaş gruplarına göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştü. Başvuru mevsimlere göre etkenlerin ve etken gruplarının sıklığı incelendiğinde paraziter AGE'nin saptanma sıklığında anlamlı bir farklılık görülmemişti. Yaş gruplarına göre etkenlerin ve etken gruplarının dağılımında Entamoeba histolytica yaş gruplarına göre farklı bulundu (p=0,001). Yetmiş iki ay üzerinde Entamoeba histolytica pozitifliği %4,6 iken 24 aydan küçüklerde %0,3 olarak saptandı. Çalışmamızda vakaların yaşlara göre dağılımı kıyaslandığında, amebiyazisli vakalar yetmiş iki aydan büyüklerde, viral AGE'li vakalar ise iki yaşından küçüklerde daha sık görüldü ve bu fark istatistiksel açıdan da anlamlıydı (p=0,001). Hastaların 580'ninde (%79,5) ishal, 493'ünde (%67,5) kusma, 393'ünde (%53,8) kusma ve ishal, 241'inde (%33) karın ağrısı olduğu görülmüştü. En az rastlanan şikâyet karın ağrısı ve ishaldi (n=143, %19,6). Kusma ve ishal şikayetleri daha sık viral gastroenteritlerde görülmüştü. Karın ağrısı daha sık protozoolarda tespit edilmişti. Paraziter AGE'li hastaların, günlük ishal sayılarının, viral AGE'li hastalarınkinden daha fazla olduğu saptanmıştı. Hastanede yatış gün sayısına göre gruplar arasında paraziter AGE'li ve viral AGE'li hastaların arasında anlamlı bir fark bulunmamıştı. Hastaların gaita mikroskopi sonuçları incelendiğinde 84 (%11,5) hastanın gaita tetkiki alınamadığı, 500 (%68,5) hastanın gaita incelemesinde özellik olmadığı, 115 (%15,8) hastanın gaitasında lökosit olduğu ve 31 (%4,2) hastanın gaitasında hem lökosit hem eritrosit olduğu görülmüştü. AGE etkeni saptanan ve saptanmayan hastaların laboratuvar değerlerinin karşılaştırılmasında WBC, MPV, Hct, ANS, AES, Glukoz, CRP, Üre ve CK-MB değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştu. Etken saptananlarda WBC, MPV, ANS, AES, Glukoz ve CRP daha düşük, Hct, CK-MB ve Üre daha yüksek bulunmuştu. Diğer laboratuvar bulguları arasında fark yoktu. AGE etkenlere göre tam kan sayımı ve biyokimya parametrelerin dağılımında, Rotavirüs pozitif olanlarda negatif olanlara göre üre, CK-MB, Na ve fosfor daha yüksek, WBC, MPV, ANS, AES, CRP ve glukoz daha düşük bulundu. Diğer laboratuvar bulguları arasında fark yoktu. AGE etkenlere göre tam kan sayımı ve biyokimya parametrelerin dağılımında, Entamoeba Histolytica pozitif olanlarda CRP, Hb, Htc daha yüksek, platelet ise daha düşük bulunmuştur. Hastaların sodyum değerlerine göre dağılımında sodyum değeri hastaların 192'sinde (%27,3) 135'den küçüktü (Hiponatremik dehidratasyon). 406'sında (%57,8) 135-145 arasında (İzonatremik dehidratasyon) ve 105'inde (%14,9) 145'den büyüktü (Hipernatremik dehidratasyon). Kliniğimizde yatışı yapılan toplam 730 hastanın 547'sine (%74,9) sadece sıvı replasman tedavisinin, 183'üne (%25,1) ise hem sıvı replasman tedavisi hem de antibyotik tedavisi verildiği görülmüştü. Yaş gruplarına göre antibiyotik başlanma durumuna bakıldığında 24 aydan küçüklerin %18,7'sine, 24-71 ay olanların %26,0'ına ve yetmiş iki ay ve üzeri olanların %41,7''sine antibiyotik başlandığı görülmüştü. Aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı idi (p<0,001). Sonuç Akut gastroenteritlere bağlı olarak acil servislere ya da pediatri kliniklerine başvuru oranının yüksek olması göz önüne alındığında sosyodemografik, klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi son derece önemlidir. Bizim gibi sosyoekonomik düzeyi orta-iyi bir popülasyonda yapılan bu çalışmada elde ettiğimiz sonuçlar; olası etken profilimizi oluşturmamıza, tedavi stratejilerimizi daha iyi belirlememize katkı sağlayarak hem maliyetleri azaltmaya hem de insan gücümüzü verimli kullanmamıza olanak sağlayacağı gibi toplum hekimliği için de veri sağlayarak olumlu katkı oluşturacaktır. İshalli hastaların tedavisinde öncelikle hastanın genel durumu, dehidrate olup olmadığı belirlenmeli, daha sonra tanı yöntemlerine başvurarak gerekli ise spesifik antimikrobiyal tedavi planlanmalıdır. Uygunsuz ve gereksiz antibiyotik kullanımının önlenmesi hem maliyeti hem de patojenlerde antibiyotiklere karşı direnç gelişimini azaltacaktır.Ampirik tedavi başlanması gereken durumlarda ise bölgenin epidemiyolojik verileri ve hastanın klinik durumu göz önüne alınmalıdır. Çalışmamızda, AGE nedeniyle hastaneye yatırılan çocuk hastaları değerlendirildi. Çocuk acil servise başvuran tüm AGE tanılı hastaların değerlendirilmesi ile daha geniş kapsamlı veriler sağlanabilir. Çalışmanın geriye dönük olarak yapılmış olması, dosyalar ve hastane otomasyon sistemindeki verilerin bazı noktalarda yeterli bilgi içermemesi en önemli kısıtlılığıdır. Bu konuda yapılacak ileriye dönük çalışmalar ile daha ayrıntılı bilgiler sağlanabilir. Bununla birlikte gelecekte bu konuda yapılacak daha kapsamlı çalışmalar için sonuçlarımızın bir yol haritası çizilmesine olanak sağladığını düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: Akut Gastroenterit, Çocuk Hasta, Etiyoloji, Klinik, Tedavi, Rotavirüs, Adenovirüs, Entamoeba Histolytica, Giardia Lamblia. | |
dc.description.abstract | Introduction and purpose Acute gastroenteritis (AGE) is a syndrome characterized by acute episodes of vomiting and diarrhea accompanied by inflammation of the stomach and intestines. It is the most common cause of morbidity and mortality in children after lower respiratory tract infections. All over the world, viruses are the most common cause of acute gastroenteritis in children. Rotavirus is the most common viral agent. Campylobacter jejuni, Escherichia coli, nontyphoidal Salmonella spp. and Shigellae spp. are the most common bacterial causes of diarrhea. The frequency of viral agents causing acute gastroenteritis in Turkey is not known exactly. Although effective rotavirus vaccines are available, rotavirus gastroenteritis and its complications continue to be seen. With this study, it was aimed to determine the diarrheal agents in pediatric patients hospitalized with the diagnosis of acute gastroenteritis, to review the clinical, sociodemographic and laboratory findings, to evaluate the treatments they received and to contribute to the epidemiological knowledge in our country. Knowing the demographic, clinical and laboratory data of acute gastroenteritis cases in our region will facilitate correct diagnosis and appropriate treatment selection in the future. Materials and Methods Patients aged 1 month-18 years, who were hospitalized with the diagnosis of acute gastroenteritis between January 2017 and December 2021 in Kırıkkale University Medical Faculty Hospital Pediatrics Clinic were included in the study. Patient data were retrospectively scanned from hospital information management system records. The clinical, demographic, laboratory findings and treatments of the patients were reviewed retrospectively. Results 730 patients were included in the study. Of the patients, 405 (55.5%) were male and 325 (44.5%) were female. While 379 (51.9%) of the patients were younger than 24 months, 219 (30%) were between 24-71 months. 132 (18.08%) were 72 months and older. 375 (51.4%) of the patients were found to be AGE, 324 (44.4%) AGE + Additional disease, 31 (4.2%) secondary AGE to another disease. According to the detection rates of the disease agents, no agent could be detected in 543 (74.4%) patients, while diarrhea etiology could be detected in 187 (25.6%) patients. According to the distribution of the agents detected, 26.5% of the cases were positive for Rotavirus, 0.5% for Adenovirus, 1.2% for Entamoeba Histolytica and 1.4% for Giardia Lamblia. Rotavirus was detected at a rate of 26.5% and was the most common pathogen. Considering the seasons of admission to the hospital due to acute gastroenteritis, it was seen that the most frequent admission was in summer (n=205, 28.1%) and the least number of admissions was in winter (n=163, 22.3%). Considering the months of admission to the hospital due to acute gastroenteritis, it was seen that the most frequent admission was in November (n=80, 11.0%) and the least admission was in September (n=43, 5.9%). While the incidence of rotavirus was 33.6% in the winter period, it was 17.2% in the summer period, and the difference was significant (p=0.044). Rotavirus and virus positivity were found to be different in the distribution of agents and factor groups according to age groups (p=0.001). While Rotavirus positivity was 11.0% over 72 months, the frequency was approximately 29% in the lower age groups. Viral AGE agents were detected in 30.1% of patients under 2 years of age. Viral gastroenteritis factors were more common in children under 2 years of age. Rotavirus was the most common factor (29.8%). It was observed that the frequency of adenovirus detection did not differ significantly between seasons and according to age groups. When the frequency of agents and causative groups was examined according to the seasons of admission, there was no significant difference in the frequency of detection of parasitic AGE. Entamoeba histolytica was found to be different according to age groups in the distribution of agents and agent groups according to age groups (p=0.001). Entamoeba histolytica positivity over 72 months was 4.6%, while it was 0.3% in those younger than 24 months. When the distribution of cases according to age was compared in our study, cases with amebiasis were seen more frequently in those older than 72 months, and cases with viral AGE were more common in those younger than two years old, and this difference was statistically significant (p=0.001). Diarrhea was observed in 580 (79.5%) of the patients, vomiting in 493 (67.5%), vomiting and diarrhea in 393 (53.8%), and abdominal pain in 241 (33%). The least common complaints were abdominal pain and diarrhea (n=143, 19.6%). Vomiting and diarrhea complaints were more common in viral gastroenteritis. Abdominal pain was detected more frequently in protozoa. It was found that patients with parasitic AGE had higher daily diarrhea counts than patients with viral AGE. There was no significant difference between the groups with parasitic AGE and viral AGE according to the number of days of hospitalization. When the stool microscopy results of the patients were examined, it was found that 84 (11.5%) patients could not be examined, stool examination was not special in 500 (68.5%) patients, 115 (15.8%) patients had leukocytes in their stools, and 31 (4.2%) patients. It was observed that there were both leukocytes and erythrocytes in her stool. Comparison of laboratory values of patients with and without AGE agent A statistically significant difference was found between WBC, MPV, Hct, ANS, AES, Glucose, CRP, Urea and CK-MB values. WBC, MPV, ANS, AES, Glucose and CRP were found to be lower, and Hct, CK-MB and Urea were found to be higher in those who were found to be causative. There was no difference between other laboratory findings. In the distribution of complete blood count and biochemistry parameters according to AGE agents, urea, CK-MB, Na and phosphorus were higher, WBC, MPV, ANS, AES, CRP and glucose were found to be lower in rotavirus positive patients compared to negative ones. There was no difference between other laboratory findings. In the distribution of complete blood count and biochemistry parameters according to AGE factors, CRP, Hb, Htc were found to be higher and platelet was lower in Entamoeba Histolytica positive patients. In the distribution of the patients according to their sodium values, the sodium value was less than 135 in 192 (27.3%) of the patients (Hyponatremic dehydration). It was between 135-145 (Isonatrimic dehydration) in 406 (57.8%) and greater than 145 in 105 (14.9%) (Hypernatremic dehydration). It was observed that 547 (74.9%) of the 730 patients hospitalized in our clinic were given only fluid replacement therapy, while 183 (25.1%) were given both fluid replacement therapy and antibiotic therapy. When starting antibiotics according to age groups, it was seen that 18.7% of those younger than 24 months, 26.0% of those aged 24-71 months, and 41.7% of those 77 months and older were started. The difference was statistically significant (p<0.001). Conclusion Considering the high rate of admission to emergency services or pediatric clinics due to acute gastroenteritis, it is extremely important to evaluate sociodemographic, clinical and laboratory findings. The results we obtained in this study, which was conducted in a population like us with a medium-good socioeconomic level; It will contribute to creating our possible causative profile and determining our treatment strategies better, enabling us to both reduce costs and use our manpower efficiently, and will also make a positive contribution by providing data for community medicine. In the treatment of patients with diarrhea, first of all, the general condition of the patient and whether he is dehydrated should be determined, then specific antimicrobial treatment should be planned by applying diagnostic methods. Prevention of inappropriate and unnecessary use of antibiotics will reduce both the cost and the development of resistance to antibiotics in pathogens. In cases where empirical treatment is required, the epidemiological data of the region and the clinical condition of the patient should be considered. In our study, pediatric patients hospitalized for AGE were evaluated. More comprehensive data can be obtained by evaluating all AGE patients admitted to the pediatric emergency department. The most important limitation of the study is that it was carried out retrospectively, the files and the data in the hospital automation system do not contain sufficient information at some points. More detailed information can be obtained with future studies on this subject. However, we think that our results provide an opportunity to draw a roadmap for more comprehensive studies to be carried out on this subject in the future. Key words: Acute Gastroenteritis, Pediatric Patient, Etiology, Clinic, Treatment, Rotavirus, Adenovirus, Entamoeba Histolytica, Giardia Lamblia. | |
dc.identifier.endpage | 231 | |
dc.identifier.startpage | 1 | |
dc.identifier.uri | https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=j_Fjwp4JS4mk97Puqti8rpfSt5cr2qEKYOuulQMixWPc4mGb3dNxVHJqXU2hE_oC | |
dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/20.500.12587/21354 | |
dc.identifier.yoktezid | 809502 | |
dc.language.iso | tr | |
dc.publisher | Kırıkkale Üniversitesi | |
dc.relation.publicationcategory | Tez | |
dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
dc.snmz | KA_20241229 | |
dc.subject | Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları | |
dc.subject | Child Health and Diseases | |
dc.title | 2017-2021 yılları arası kırıkkale üniversitesi tıp fakültesi hastanesi çocuk sağlığı ve hastalıkları kliniğine başvuran akut gastroenterit tanısı alan 1 ay-18 yaş arası çocukların klinik, laboratuvar ve demografik özellikleri | |
dc.title.alternative | Clinical, laboratory and demographic features of children between 1 month-18 years, diagnosed with acute gastroenteritis, applying to kirikkale university medical faculty hospital pediatric health and diseases clinic between 2017-2021 | |
dc.type | Specialist Thesis |